2 Eylül 2013 Pazartesi

T.C.

YARGITAY

16. HUKUK DAİRESİ

E. 2011/1201

K. 2011/4024

T. 4.7.2011

• TAAHHÜDÜ İHLAL SUÇU ( Yasa ile Üç Aya Kadar Tazyik Hapis Cezası Öngörüldüğü - Tazyik Hapis Cezası Yerine Bir Ay Hafif Hapis Cezasına Hükmedilmesinin Hatalı Olduğu )

• TAZYİK HAPİS CEZASI ( Taahhüdü İhlal Suçunun Yaptırım Altına Alınmasının Borçlunun Yükümlülülğünü Yerine Getirme Amacına Yönelik Olduğu - Üç Ay Tazyik Hapsi Yerine Bir Aylık Hafif Hapis Cezasına Hükmedilmesinin Hatalı Olduğu Yeniden Kurulacak Hükmün Bir Aydan Fazla Olamayacağı )

2004/m. 340

ÖZET : Kanun ile taahhüdü ihlal suçu yaptırım altına alınmış olup, bununla borçlunun yükümlülüğünü yerine getirmesi halinde tahliye edilmesi amaçlandığından, borçlunun üç aya kadar tazyik hapsi cezası yerine bir ay hafif hapis cezasıyla cezalandırılmasına karar verilmesi isabetsizdir. Ancak yeniden kurulacak hükümde mahkemece tayin edilen bir aylık süreyi aşamayacağı nazara alınmalıdır.
DAVA : Taahhüdü ihlal eyleminden borçlunun, 2004 Sayılı İcra ve İflas Kanunu'nun 340. maddesi uyarınca taahhüdü ihlal borcunu ödeyinceye kadar 1 ay hafif hapis ile cezalandırılmasına dair, Şişli 2. İcra Mahkemesi'nin 22.2.2007 tarihli ve 2006/4271 esas. 2007/370 Sayılı kararını kapsayan dosya incelendi.
Tebliğname ile:
1- ) Suç tarihi itibariyle kanunda öngörülen cezanın "üç aya kadar tazyik hapsi" olduğu halde 1 ay hafif hapis cezasına hükmedilmek suretiyle karar verilmesinde.
2- ) Sanığın taahhüdünü içeren tutanakta ödenmesi gerekli toplam borç miktarı, tüm ferileri ile birlikte hesaplanıp açıkça gösterilmediğinden taahhüt hukuken geçersiz olup, atılı suç oluşmayacağından, sanığın beraati yerine yazılı şekilde karar verilmesinde isabet görülmemekle anılan hükümün 5271 Sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 309. maddesi uyarınca anılan kararın bozulması lüzumu Yüksek Adalet Bakanlığı Ceza İşleri Genel Müdürlüğünün 4.6.2008 gün ve 31158 Sayılı kanun yararına bozma istemine atfen Yargıtay C. Başsavcılığının 26.6.2008 gün ve K.Y.B.2008/131078 Sayılı tebliğnamesiyle talep edilmiş.
Dairemizce; talep edilen hususlarda inceleme yapılabilmesi için 10.11.2006 tarihli taahhüt tutanağının okunaklı suretinin veya aslının dosya içerisinde bulunması gerektiğinden, dosya geri çevrilmiş, eksiklik tamamlandıktan sonra yapılan inceleme sonunda: GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ:
KARAR : Şişli 3. İcra Müdürlüğünün 2006/10243 esas sayılı dosyasında borçlu sanığa gönderilen ve 11.4.2006 tarihinde tebliğ edilen icra emrinde borç miktarının 3.838, 95 TL olduğu, 10.11.2006 tarihinde haciz esnasında, icra memuru huzurunda, alacaklı vekilinin kabulüyle düzenlenen tutanakta, borç miktarının 4.710,00 TL. olarak gösterildiği, tutanağın beyan kısmında da borçlunun "... dosya borcunun 4.710,93 TL'sini 20.11.2006 tarihinde ödeyeceğim..." şeklinde taahhütde bulunması ve taahhütten bir gün önce 9.11.2006 tarihinde çıkarılan hesap tablosunda da dosya borcunun 4.710,93TL. olarak belirlenmesi karşısında, taahhütte bulunulan borç miktarının hiçbir kuşkuya yer verilmeden saptandığının ve taahhüdün usul ve yasaya uygun olduğunun kabulü gerekmektedir.
Ancak, borçluya isnat edilen eylem 1.6.2005 tarihli mükerrer Resmi Gazete'de yayımlanmak suretiyle yürürlüğe giren 5358 Sayılı Kanun ile değişik İ.İ.K.nun 340. maddesinde "...üç aya kadar tazyik hapsi cezası ile, ..." yaptırım altına alınmış olup, bununla borçlunun yükümlülüğünü yerine getirmesi halinde tahliye edilmesi amaçlandığından, borçlunun üç aya kadar tazyik hapsi cezası yerine bir ay hafif hapis cezasıyla cezalandırılmasına karar verilmesi isabetsizdir. Ancak yeniden kurulacak hükümde mahkemece tayin edilen bir aylık süreyi aşamayacağı nazara alınmalıdır.
Açıklanan sebeplerle Yargıtay C. Başsavcılığının kanun yararına bozma istemine atfen düzenlediği tebliğname kısmen yerinde görülmekle Şişli 2. İcra Mahkemesi'nin 22.2.2007 tarih, 2006/4271 esas ve 2007/370 Sayılı kararının BOZULMASINA, Bozma üzerine 5271 Sayılı C.M.K.nın 309/4-d maddesi gereğince yeniden uygulama yapılması gerektiğinden:

yarx

SONUÇ : Borçlunun İ.İ.K.nun 340. maddesi gereğince bir aya kadar tazyik hapsi cezası ile cezalandırılmasına, dosyanın mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay C. Başsavcılığına tevdiine, 4.7.2011 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.